top of page

Müşteriyi Eğitmek: Bir Danışmanlık Şirketinin Kendi İşini Zorlaştırma Sanatı

Yazarın fotoğrafı: Kubilay Zer Göktürk
Kubilay Zer Göktürk
1 May 2021
4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 13 saat önce

Eskiden fiyat sorarlardı. Şimdi mevzuat soruyorlar. Galiba kendi başımıza iş açtık. :)

SOPHIA ACADEMY | FİKRİYAT

Geçenlerde bir öğrenciden e-posta aldık.

Bulgaristan’da tıp okumak istiyor. Türkiye ve Bulgaristan çifte vatandaşı. Sofya Tıp Üniversitesi ile Sofya Kliment Ohridski Üniversitesi arasında düşünüyor.

Buraya kadar her şey normal.

Ama sonra alt alta altı soru sıralamış.

Öyle, “Abi, Sofya güzel mi?” soruları değil bunlar.

EGN üzerinden kayıt statüsü, yerli harç uygulamaları, giriş sınavı materyalleri, Bulgaristan Eğitim Bakanlığı denklik işlemleri, yerel operasyon desteği, YÖK denkliği ve sözleşme koşulları…

Okuduk.

Bir daha okuduk.

Sonra birbirimize baktık.

Galiba öğrenci danışmanlık hizmeti almadan önce bize giriş sınavı yapıyor! :)

1. Eskiden Biz Öğrencileri Sınava Hazırlardık. Şimdi Öğrenciler Bizi Sınava Alıyor.

Bir zamanlar eğitim danışmanlığı görüşmeleri oldukça basitti.

“Bulgaristan’da tıp okumak kaç para?”

“Sınavsız giriliyor mu?”

“Diploma Türkiye’de geçerli mi?”

“Bizi kayıt ettirebilir misiniz?”

Şimdi karşımıza bir öğrenci çıkıyor ve soruyor:

“Bulgaristan vatandaşlığım nedeniyle hangi kabul kategorisine başvurabileceğimi, bunun harçlara ve sınav koşullarına etkisini açıklayabilir misiniz?”

Bir başkası soruyor:

“Türkiye’de aldığım lise diplomasının Bulgaristan’daki tanınma işlemlerini hangi kurum üzerinden takip ediyorsunuz?”

Bir diğeri:

“YÖK denkliği konusunda bana garanti vermenizi istemiyorum. Hangi mevzuata tabi olacağımı ve hangi riskleri önceden değerlendirmem gerektiğini bilmek istiyorum.”

Vallahi güzel sorular.

Hatta bazen o kadar güzel sorular ki insanın aklına şu geliyor:

Bu çocuklar bizim makaleleri mi okuyor, yoksa bizi denetlemeye mi hazırlanıyor? :)

İkisini birden yapıyorlarsa daha da güzel.

2. Biz Tam da Böyle Öğrenciler İstiyorduk!

Şimdi yanlış anlaşılmasın.

Bu e-postayı görünce telaşlanmadık.

Tam tersine, sevindik.

Çünkü yıllardır anlatmaya çalıştığımız şey tam olarak buydu.

Araştırın.

Sorun.

Karşılaştırın.

Üniversitelerin resmî sayfalarını inceleyin.

YÖK mevzuatını okuyun.

Danışmanlık şirketlerinin vaatlerini sorgulayın.

Öğrenci ve veli referansları isteyin.

Gerekirse yapay zekâdan yardım alın.

Ama karşınıza çıkan ilk cevabı da sorgusuz kabul etmeyin.

Biz müşterilerimizin az bilgiyle bize bağımlı olmasını değil, çok bilgiyle doğru karar vermesini istiyoruz.

Peki, bunun ticari açıdan bir sakıncası yok mu?

Olmaz mı!

Bilgili müşteri daha çok soru soruyor.

Daha fazla belge istiyor.

Sözleşmenin her maddesini okuyor.

Danışmanın verdiği cevabı başka kaynaklardan kontrol ediyor.

Hatta bazen bizim verdiğimiz cevabı yapay zekâya götürüp yeniden sorguluyor. :)

E ne güzel!

3. Yapay Zekâ Geldi. Danışmanlık Mesleği Bitti mi?

Hayır.

Ama değişiyor.

Eskiden öğrenci bir bilgiye ulaşabilmek için danışmanlık şirketini aramak zorundaydı.

Bugün yapay zekâya soruyor:

“Bulgaristan çifte vatandaşları tıp fakültesine nasıl başvurur?”

Birkaç saniyede kapsamlı bir cevap alabiliyor.

Ardından soruyor:

“MON denkliği nedir?”

“YÖK denklik şartları nelerdir?”

“Bulgaristan’da tıp eğitimi için biyoloji ve kimya sınavları nasıl yapılır?”

Bu çok önemli bir gelişme.

Fakat burada küçük bir ayrım var.

Bilgiye ulaşmak başka, o bilgiyi kendi durumunuza doğru uygulamak başka.

Örneğin Bulgaristan vatandaşlığına sahip olmak, her üniversitede her program için otomatik olarak aynı kabul ve harç koşullarının uygulanacağı anlamına gelmeyebilir.

İngilizce tıp programının kabul kategorisi, sınav dili, kontenjanı ve ücretlendirmesi ayrıca incelenmelidir.

Benzer şekilde, bir üniversitenin tanınması ile belirli bir mezunun Türkiye’de denklik alması aynı hukuki değerlendirme değildir.

Yapay zekâ size bu ayrımları araştırmanız için yardımcı olabilir.

Ama son kararı, güncel resmî belgeler ve öğrencinin kişisel durumu üzerinden vermek gerekir.

İyi danışmanlık artık bilgiyi saklamak değil, bilgiyi doğrulamak ve doğru uygulamaktır.

4. Öğrencinin Altı Sorusu, Aslında Bizim Altı Sınavımız

Gelen e-postaya yeniden bakalım.

İlk soru çifte vatandaşlık ve EGN üzerine.

Öğrenci diyor ki:

“Ben Bulgaristan vatandaşıyım. Üniversiteye hangi statüden başvuracağım? Siz bu süreci biliyor ve takip ediyor musunuz?”

Bu, yalnızca evrak sorusu değil.

Danışmanın kabul mevzuatına hâkim olup olmadığını sorguluyor.

İkinci soru biyoloji ve kimya sınavlarıyla ilgili.

Yani öğrenci sadece üniversiteye kaydolmayı değil, üniversiteye akademik olarak hazırlanmayı da düşünüyor.

Üçüncü soru MON/RUO işlemleri.

Öğrenci, Türkiye’deki lise eğitiminin Bulgaristan’da nasıl değerlendirileceğini bilmek istiyor.

Dördüncü soru Sofya’daki saha desteği.

Çok önemli!

Çünkü internet üzerinden başvuru yapmakla, öğrenci sınav günü bir sorun yaşadığında yanında bulunmak aynı hizmet değil.

Beşinci soru YÖK denkliği.

Öğrenci daha üniversiteye başlamadan mezuniyet sonrasını düşünüyor.

Altıncı soru ise sözleşme ve ücretler.

Yani şunu soruyor:

“Tam olarak hangi hizmeti satın alıyorum? Bunun karşılığında ne ödeyeceğim? Hangi yükümlülükler sözleşmede yazılı olacak?”

Şimdi soruyorum:

Böyle bir öğrenciyi neden istemeyelim?

5. Otuz Yıllık Tecrübenin Değeri Nerede Başlıyor?

İşte makalenin asıl meselesi burada.

Biz yaklaşık otuz yıldır eğitim danışmanlığı alanında çalışıyoruz.

Ama otuz yıl çalışmış olmak, tek başına her sorunun doğru cevabını bildiğimiz anlamına gelmez.

Tecrübenin değeri başka yerde.

Hangi sorunun hangi kuruma sorulacağını bilmekte.

Bir üniversitenin yazılı kabul koşullarıyla uygulamada karşılaşılan işlemler arasındaki farkı araştırmakta.

Bir öğrencinin vatandaşlık durumunun neden ayrıca incelenmesi gerektiğini fark etmekte.

Bir kabul vaadinin neden sözleşmede açıkça tanımlanması gerektiğini bilmekte.

Ve bazen de en önemli cümleyi kurabilmekte:

“Bu sorunun cevabını güncel mevzuattan doğrulamadan size kesin konuşmayalım.”

Çünkü tecrübe yalnızca neyi bildiğiniz değildir.

Neyi henüz bilmediğinizi fark edebilmenizdir.

6. Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığında Bilinçli Müşteri Neden İşimizi Zorlaştırıyor?

Çünkü bilinçli müşteri kolay ikna edilmiyor.

Sadece güzel bir ofise bakmıyor.

Sadece sosyal medya paylaşımlarına inanmıyor.

Sadece “Biz bu işi yıllardır yapıyoruz.” cümlesiyle yetinmiyor.

Kanıt istiyor.

Yazılı açıklama istiyor.

Referans istiyor.

Hizmetin sınırlarını bilmek istiyor.

Üstelik haklı olarak istiyor.

Biz de yıllardır makalelerimizde tam olarak bunları tavsiye ediyoruz.

Şimdi öğrenciler tavsiyelerimizi uygulamaya başlayınca şikâyet mi edeceğiz?

Olur mu öyle şey! :)

Kendi yetiştirdiğimiz sorgulayıcı müşteriden şikâyet edeceksek, yıllardır yazdığımız bütün o makalelerin ne anlamı kalır?

7. Bizi Sorgulayan Öğrenciye Bir Teşekkür Borcumuz Var

Bu e-postayı gönderen öğrencinin kim olduğunu burada açıklamıyoruz.

Ama kendisine teşekkür etmek istiyoruz.

Çünkü altı sorusuyla bize bir kez daha hatırlattı:

İyi öğrenci yalnızca sınavlara çalışan öğrenci değildir.

Geleceğini araştıran, haklarını öğrenen, kararlarının sonuçlarını düşünen öğrencidir.

İyi veli de her söylenene inanan veli değildir.

Gerektiğinde danışmana zor sorular sorabilen velidir.

İyi danışmanlık şirketi ise bu sorulardan rahatsız olan şirket değildir.

Soruların çoğalmasından memnun olan ve cevaplarını gerekçelendirebilen şirkettir.

Son Söz: Öğrenci Çalışmış. Bu Kez Sınav Sırası Bizde!

Bizim istediğimiz öğrenci profili tam da bu.

Araştıran.

Öğrenen.

Yapay zekâdan yararlanan.

Resmî kaynakları inceleyen.

Sorular hazırlayan.

Ama hayatını etkileyecek kararlar verirken insan tecrübesinin değerini de bilen.

Bize geldiğinde yalnızca “Beni üniversiteye yerleştirin.” demeyen…

“Ben bunları araştırdım. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?” diye soran.

İşte böyle öğrencilerle çalışmak istiyoruz.

Çünkü biz müşterilerimizin bize inanmasını değil, bizi sorguladıktan sonra bize güvenmesini istiyoruz.

Ve bu yüzden sevgili öğrenciler, sevgili veliler…

Çalışmaya devam edin.

Sorularınızı hazırlayın.

Hatta biraz daha zorlarını sorun.

Biz de çalışmaya devam edelim.

Ne de olsa otuz yıllık tecrübenin de zaman zaman sınava girmesi gerekir. :)

SOPHIA ACADEMY | FİKRİYAT

It's not simple to be simple.


 
 
 

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.

"Ülkemizde çoğu öğrenci, hiç ilgilenmediği aklına bile gelmeyen dallarda üniversite okuyor.

Böyle bir sistemden hayır gelmez."  Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu

Edirne

Kocasinan Mah. Atatürk Cad. No:56

GSM:  +90 536 837 28 34

Belgrad 

Bul. Vudroa Vilsona 10

GSM:  +381 61 144 14 36

Sofya
126 Vitosha Bulv. D: 4, 1463

GSM:  +359 88 330 1193

İstanbul
Selenium Retro, Ataköy 7-8-9-10 Kısım, D-9, B Blok Kat: 16, Ofis 321

Bakırköy

GSM: 0536 837 28 34 

​

Plovdiv

Osvobojdenie 42, Bld. 420, Kat 1, Ofis 1 Trakia, Plovdiv

GSM:  +359 88 330 1193
 

yurtdışında-tıp-okumak

+90 536 837 2834

  • w-facebook
  • Instagram

© Sophia Academy, Smartversity Int. Pathways are BAIE trademarks. Sophia Academy is fully accredited by Study in Europe Platform-STEP.
 

bottom of page